Kamuoyunda “12. Yargı Paketi” olarak bilinen düzenleme, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı. Çok sayıda kanunda değişiklik yapan paket; IBAN ve banka hesabını kullandıranlar, icra satışları, miras kalan taşınmazlar, kanuni faiz, idari yargı, noterlik işlemleri, genetik veriler ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi pek çok alanda yeni hükümler içeriyor.

Yargının daha etkin ve hızlı işlemesi amacıyla hazırlanan “Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda kabul edilerek kanunlaştı.
Kamuoyunda “12. Yargı Paketi” olarak adlandırılan düzenlemenin yürürlüğe girmesi için Cumhurbaşkanı tarafından onaylanarak Resmî Gazete’de yayımlanması gerekiyor. Bazı hükümler yayım tarihinde, bazıları ise üç ay sonra uygulanmaya başlayacak.
Paketin en fazla dikkat çeken bölümlerinden biri, kamuoyunda “IBAN mağdurları” olarak bilinen kişilere yönelik düzenleme oldu.
Türk Ceza Kanunu’nun nitelikli dolandırıcılık suçunu düzenleyen 158’inci maddesine yeni bir fıkra eklenecek. Dolandırıcılık suçuna katılımı yalnızca banka hesabını, banka veya kredi kartını ya da hesabın kullanılmasını sağlayan bilgi ve araçları başkasına vermekten ibaret olan kişiler hakkında verilecek ceza yarı oranında indirilecek.
Düzenleme; banka ve aracı kurum hesaplarının yanı sıra ödeme hizmeti sağlayıcıları ile kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesapları da kapsayacak.
Ceza indiriminin uygulanabilmesi için kişinin suça katılımının, kendisine veya bir başkasına haksız menfaat sağlamak amacıyla hesabını ya da hesap araçlarını kullandırmakla sınırlı kalması gerekecek.

Yeni düzenleme, banka hesabını veya IBAN bilgisini başkasına veren herkesin cezasının kaldırılması anlamına gelmiyor. Yapılan değişiklik yeni bir suç oluşturmuyor ve dolandırıcılık fiilini suç olmaktan çıkarmıyor.
Dolandırıcılığı planlayan, yöneten, mağdurları aldatan veya suçtan esas menfaati sağlayan kişiler hakkındaki mevcut cezalar uygulanmaya devam edecek. Yarı oranındaki indirim, suça katkısı hesabını veya hesabın kullanılmasını sağlayan araçları vermekle sınırlı kalan kişiler bakımından gündeme gelecek.
TBMM’de yapılan açıklamalarda düzenlemenin özellikle “Hesabını kirala, IBAN’ını paylaş, komisyon kazan” gibi vaatlerle hesaplarını başkalarının kullanımına açan ve daha sonra ağır cezai sonuçlarla karşılaşan kişilere yönelik daha ölçülü bir değerlendirme yapılmasını amaçladığı belirtildi. tbmm.gov.tr/Haber/Detay?Id=2e63bd53-857f-4d01-848b-019efc92e221">TBMM’nin düzenlemeye ilişkin açıklaması
IBAN düzenlemesi için geçiş hükümleri de getirildi. Kanunun yürürlüğe girmesinden önce haklarında dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm verilen ve dosyaları kanun yolu incelemesinde bulunan sanıkların durumları yeni hüküm kapsamında yeniden değerlendirilebilecek.
Bölge adliye mahkemelerinde bulunan ve yeni düzenlemenin uygulanabileceği dosyalar hakkında bozma kararı verilerek dosyalar ilk derece mahkemelerine gönderilecek. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar da ilgili ilk derece mahkemelerine iletilecek.
Dosyası infaz aşamasında bulunan ve daha önce etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmayan hükümlüler de belirli şartlarla düzenlemeden faydalanabilecek.
Bu kişilerin, mahkemenin yapacağı bildirimden itibaren altı ay içerisinde mağdurun zararını tamamen karşılaması gerekecek. Şartları yerine getirenler, etkin pişmanlık kapsamında cezalarında yarıya kadar indirimden yararlanabilecek.
Ancak mağdurun zararı tamamen giderilinceye kadar infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemeyecek.
Paketle İcra ve İflas Kanunu’nda da önemli değişiklikler yapılıyor.
Bütün maliklerinin taşınmazı miras yoluyla edindiği ve mirasçılar dışında üçüncü kişilerin mülkiyet hakkının bulunmadığı durumlarda, ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilirse ilk açık artırma yalnızca mirasçılar arasında gerçekleştirilecek.
Bu yöntem bir defaya mahsus uygulanacak. Mirasçılar arasında gerçekleştirilecek ilk artırmada teklifin, taşınmazın belirlenen değerinin yüzde 100’ünü karşılaması gerekecek.
İkinci artırmada ise mevcut sisteme benzer şekilde tahmin edilen değerin yüzde 50’si esas alınacak.
Elektronik ortamda gerçekleştirilen icra satışlarına ilişkin ilanların içeriği de yeniden düzenlenecek.
En yüksek teklifi verdiği hâlde ihale bedelini süresi içerisinde yatırmayan kişinin teminatı iade edilmeyecek. Teminat öncelikle satış masraflarından düşülecek, kalan tutar ise ilgili hak sahiplerine ödenecek.
İhale bedelini yatırmayan kişiye, teklif ettiği bedelin yüzde 5’i oranında idari para cezası verilecek.
Süresi içinde ödeme yapmayan kişinin satış isteyen alacaklı olması hâlinde, tahmini bedelin yüzde 10’u kendi alacağından mahsup edilecek ve satış için yapılan masraflar borçluya yüklenmeyecek.
Noterlik Kanunu’nda yapılan değişiklikle noterlik evrak ve defterlerinin incelenmesine ilişkin kurallar yeniden belirlenecek.
Mahkemeler, sulh ceza hâkimlikleri, cumhuriyet başsavcılıkları ve yetkili resmî daireler noterlik belgelerini inceleyebilecek.
Noterlik evrakının onaylı örneğinin istendiği durumlarda belge elektronik ortamda taranacak, güvenli elektronik imzayla imzalanacak ve ilgili makama elektronik ortamda gönderilecek.
Elektronik gönderimin mümkün olmadığı durumlarda belgenin aslına uygunluğu onaylanarak ilgili mercie iletilecek.
Bu işlemlerden posta ve kanunda belirtilen yol masrafları dışında harç, vergi, değerli kâğıt bedeli veya başka bir ücret alınmayacak.
Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un kanuni faize ilişkin hükmü de yeniden düzenlenecek.
Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu kapsamında faiz ödenmesi gereken ancak faiz miktarının sözleşmeyle belirlenmediği durumlarda yıllık oran, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının bir önceki yılın 31 Aralık tarihinde kısa vadeli kredi işlemlerine uyguladığı reeskont oranının yüzde 80’i üzerinden hesaplanacak.
TCMB’nin 30 Haziran tarihindeki reeskont oranı, bir önceki yılın 31 Aralık tarihindeki orandan en az beş puan farklı olursa yılın ikinci yarısında 30 Haziran’da belirlenen oranın yüzde 80’i geçerli olacak.

Paketle idare mahkemelerinde tek hâkim tarafından karara bağlanacak davaların kapsamı genişletilecek.
Düzenleyici işlemlere karşı açılan davalar hariç olmak üzere, konusu 486 bin lirayı aşmayan bazı iptal ve tam yargı davaları tek hâkim tarafından görülecek.
Öğrencilerin sınıf geçme, not tespiti, yurt, kredi ve burs işlemlerine karşı açtığı davalar da tek hâkimin görev alanına girecek. Ancak öğrencinin uzaklaştırılması veya okuluyla ilişiğinin kesilmesi sonucunu doğuran işlemler kapsam dışında tutulacak.
Kamu görevlilerinin geçici görevlendirme, yolluk, lojman ve izin işlemleriyle uyarma cezalarına karşı açılan davalar da tek hâkimle çözümlenecek.
Konusu 486 bin lirayı aşmayan vergi davaları da vergi mahkemesi hâkimlerinden biri tarafından karara bağlanacak.
Bölge idare mahkemelerinin istinaf incelemesinde uygulayacağı kurallar yeniden düzenleniyor.
Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararının sonucunu doğru ancak gerekçesini hatalı veya eksik bulursa gerekçeyi değiştirerek başvuruyu reddedebilecek. Maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkünse gerekli düzeltmeyi de yapabilecek.
Görevsiz veya yetkisiz mahkemenin karar vermesi, eksik hüküm kurulması, yanlış taraf gösterilmesi, gerekli keşif veya bilirkişi incelemesinin yapılmaması ya da zorunlu duruşmanın gerçekleştirilmemesi gibi durumlarda karar kaldırılarak dosya ilk derece mahkemesine gönderilebilecek.
Bazı durumlarda bölge idare mahkemesi eksikliği kendisi tamamlayarak karar verebilecek.
Belirli davalarda temyiz yoluna başvurulamayacak. Özellikle idare ve vergi mahkemelerinde tek hâkim tarafından görülen davalar, bazı yabancılar hukuku uyuşmazlıkları ve yalnızca vekâlet ücretiyle yargılama giderlerine ilişkin kararlar bu kapsamda yer alacak.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararının ardından hükmün açıklanmasının geri bırakılması, bilinen adıyla HAGB hükümleri yeniden düzenlenecek.
Sanığa verilen cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması hâlinde mahkeme HAGB kararı verebilecek.
Bunun için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması, yeniden suç işlemeyeceği konusunda mahkemede olumlu kanaat oluşması ve suç nedeniyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın tamamen giderilmesi gerekecek.
Zararın hemen karşılanamaması durumunda, denetim süresi içerisinde aylık taksitlerle tamamen ödenmesi şartıyla da HAGB kararı verilebilecek.
HAGB kararı verilen sanık beş yıl süreyle denetime tabi tutulacak. Bu süre içerisinde kasıtlı yeni bir suç işlenmemesi ve yükümlülüklere uyulması hâlinde açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilecek.
Kasten yeni bir suç işlenmesi veya yükümlülüklere uyulmaması hâlinde ise mahkeme hükmü açıklayacak.
İşkence, eziyet ve kamu görevlisinin görevi nedeniyle işlediği, kötü muamele kabul edilebilecek suçlarda HAGB hükümleri uygulanmayacak.
Kanunda istinafa kapalı olduğu açıkça belirtilen durumlar dışında HAGB kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilecek.
Bölge adliye mahkemesinin verdiği kararlar bakımından temyiz hükümleri uygulanacak. HAGB kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi durumunda da şartları varsa temyize gidilebilecek.
İstinaf ve temyiz incelemesinde karar hem usul hem de esas bakımından değerlendirilecek.
Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yapılan değişiklikle genetik inceleme sonuçlarının saklanması ve imhasına ilişkin yeni kurallar getirilecek.
Genetik inceleme sonuçları kimlik bilgilerinden arındırılarak özel bir sisteme kaydedilecek. Bir örneği de dosyada delil olarak saklanmak üzere soruşturma veya kovuşturma makamına gönderilecek.
Kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın kesinleşmesi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi hâlinde bilgiler yok edilecek. Diğer durumlarda ise mahkeme kararının kesinleşmesinden 20 yıl sonra cumhuriyet savcısının huzurunda imha işlemi gerçekleştirilecek.
İlgili kişi, verinin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı bir nedenin bulunması hâlinde bilgilerinin silinmesi için hâkim ya da mahkemeye başvurabilecek.
Vesayet altında bulunan kişilere ait taşınır ve taşınmazların satışında da elektronik ihale sistemine geçilecek.
Vesayet altındaki kişinin menfaati gerektiriyorsa değerli eşyalar dışındaki taşınırlar, vesayet makamının talimatıyla UYAP’a entegre elektronik satış portalında açık artırmayla satılacak.
Taşınmazların satışı da elektronik satış portalı üzerinden yapılacak. İhale, vesayet makamının onayıyla tamamlanacak ve onay kararının ihale tarihinden itibaren 10 gün içinde verilmesi gerekecek.
Bu hükümler, kanunun Resmî Gazete’de yayımlanmasından üç ay sonra uygulanmaya başlayacak.
Danıştayın daire sayısının 10’a düşürülmesi için 23 Temmuz 2026’da sona erecek süre dört yıl daha uzatılacak.
Danıştayda boşalan her iki üyelik için bir üye seçilmesi uygulamasından da 23 Temmuz 2030’a kadar vazgeçilecek.
Adli Tıp Kurumu ihtisas kurulu başkan ve üyeliklerine atanabilmek için tıp veya diş hekimliği alanında uzmanlık belgesine ya da ilgili alanda doktora derecesine sahip olma şartı getirilecek.
İhtisas kurulu başkan ve üyeleri, adli tıp grup başkanları ve ihtisas dairesi başkanlarının görev süresi dört yıl olacak. Yeni atanan kişi görevine başlayıncaya kadar görev süresi sona eren yöneticiler görevlerini sürdürecek.
Hâkim ve savcı yardımcılarına anayasa, insan hakları, ceza, özel hukuk, idare, vergi ve usul hukuku gibi alanlarda eğitim verilecek.
Eğitim programında duruşma yönetimi, karar ve gerekçeli karar yazımı, adalet hizmetlerinin yönetimi, uluslararası sözleşmeler, sık karşılaşılan dava türleri ve kişisel gelişim konuları da bulunacak.
Yazılı sınavlar 100 puan üzerinden değerlendirilecek. Sözlü sınavlarda adayların mevzuat ve içtihat bilgisinin yanı sıra mesleki yeterliliği, hukuki sorunları çözme yeteneği, ifade gücü, özgüveni, temsil kabiliyeti ve Türkçeyi kullanma becerisi değerlendirilecek.
Hâkimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilecek bir konuda bilirkişiye başvurulması ise uyarma cezasını gerektiren fiiller arasında yer alacak.
Yargı Paketi’nin TBMM’de kabul edilmesiyle yasama süreci tamamlandı. Ancak düzenlemelerin uygulanabilmesi için kanunun Cumhurbaşkanı tarafından onaylanarak Resmî Gazete’de yayımlanması gerekiyor.
Kanun hükümlerinin büyük bölümü yayımlandığı tarihte yürürlüğe girecek. Vesayet altındaki kişilerin mallarının elektronik ortamda satılması ve bazı dijital yargılama hükümleri ise yayım tarihinden üç ay sonra uygulanacak.
Düzenlemenin kişisel dosyalara nasıl uygulanacağı; isnat edilen suç, kişinin suça katkısı, dosyanın aşaması ve geçiş hükümlerine göre mahkemeler tarafından ayrı ayrı değerlendirilecek.
Yorumlar