Geçtiğimiz günlerde İstanbul’un Küçükçekmece ilçesi Sefaköy semtinde, eski Arel Üniversitesi önünde bir grup Sol Parti üyesinin asmak istediği “Şeriata ve faşizme karşı laik devrimci demokratik cumhuriyet” yazılı pankart, kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı. Olay sırasında bölgeden tesadüfen geçen motosikletli kurye İsmail Lale, pankartın asılmasına tepki göstererek, bunun açık bir provokasyon olduğunu ve dini değerlerin siyasi tartışmaların malzemesi haline getirilmemesi gerektiğini dile getirmişti. Yaşanan tartışmanın ardından pankartın kaldırıldığı öğrenilmişti.
Olayın Küçükçekmece Haber Ajansı sosyal medya hesaplarında yayınlanmasının ardından, kurye İsmail Lale kısa sürede Türkiye genelinde gündem oldu. Çok sayıda vatandaş ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi, Lale’ye destek mesajları paylaştı.
Gelişmelerin ardından İsmail Lale, ertesi gün olayın yaşandığı noktada; sivil toplum kuruluşlarının başkanları, yöneticileri ve vatandaşların katılımıyla basın açıklamasında bulundu.
Basın mensuplarına konuşan Lale, yaşananları şu sözlerle anlattı:
“Ben kuryelik yapan sıradan bir vatandaşım. Işıklarda beklerken pankartı gördüm ve sessiz kalamadım. Ortada ne bir seçim ne de bir gerekçe varken böyle bir yazının asılmasını doğru bulmadım. Sadece nedenini sordum. Hakaretle karşılaştım, provokatörlükle suçlandım. Buna rağmen üslubumu bozmadım.”
İsmail Lale, herhangi bir siyasi amaç taşımadığını özellikle vurgulayarak şöyle devam etti:
“Benim yaptığım ne siyaset ne de şovdur. Bir Müslüman olarak, ‘şeriat’ kavramının karanlık gibi gösterilmesine bir vatandaş olarak sessiz kalamazdım. Kimsenin görüşüne karşı değilim ama inançlara hakaret edilmesine de razı olamam.”
Lale, kendisine yönelik hakaretlere rağmen suç duyurusunda bulunmayı düşünmediğini de belirterek, “Ben olayı daha fazla büyütmek istemiyorum. Kimseye zarar gelsin istemem. Temennim bu tür provokasyonların bir daha yaşanmamasıdır” dedi.
Basın açıklamasının ardından çok sayıda vatandaş, İsmail Lale’ye destek verdi. Olay, farklı kesimlerden gelen yorumlarla birlikte kamuoyunda tartışılmaya devam ederken, sağduyu ve toplumsal birlik çağrıları da öne çıkıyor.
Yorumlar